Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Ahlât’a cumhurbaşkanlığı külliyesi yapılıyor. Bu külliyenin yapılmasını geçen sene Devlet Bahçeli teklif etmişti. Cumhurbaşkanında hemen kabul etmişti. Zannedersem anlaşmalı bir karardı. Sesiz sedasız yapımına başlanmış. CHP bu külliyenin yapımını anayasa mahkemesine götürmüş. Anayasa mahkemesi külliyenin yapılmamasına karar veriyor. Cumhurbaşkanı “birileri istemiyor diye bu külliyenin yapımından vazgeçecek değilim” diyerek.  Anayasa mahkemesinin kararını tanımadığını alenen açıklamış oldu. Tasarruf ekonomisi uygulanacak, denilen bir dönem de.  Bu külliyenin yapımı anayasa mahkemesi tarafından durdurulmuş olmasına rağmen. Yapılacak olması ülke için düşündürücü bir olaydır. Külliye nedir? Bir caminin çevresinde camiyle birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil kitaplık, hastane gibi yapılanların tümüdür. Ülkenin bu kadar paraya ihtiyacı olduğu böyle bir dönemde külliyenin yapımına ne gerek var? Paraya ihtiyacımız yok deniyorsa? O zaman vatandaşın temel kullanım maddelerine neden? Devamlı zam yapılıyor? Millet ile dalga geçiliyormuş gibi hareket ediliyor. Benzinde 4-5 kuruş indirim yapılıyor. 3 gün sonra 17 kuruş zam yapılıyor. Sigaraya 3 ayda 5 lira zam yapıldı?  Vatandaş zamlardan geçim sıkıntısı çekiyor. Millete zam yapmamak için 40 dereden su getiriliyor. Neden? Para yok diye değil mi? Vatandaşlardan 5 kuruş almanın yolları aranıyor. Size bir örnek vereyim. Poşet olayı bu örneğe en uygunudur. Poşet zararlı ise? Tedbirini alırsın. Poşet kullanımını yasaklarsın. Poşetten 25 kuruş alınınca zararlılığı ortadan kalkıyor mu? En saçma olaylarda birisi bu olaydır. Marketlerdeki ürünler zaten naylonla ambalaj edilmiş vaziyette. Önce bunun önlemi alınır. Ondan sonra sıra poşete gelir. 25 kuruş poşet parsının 5 kuruşu poşet parası. 5 kuruşu satıcıya 15 kuruşu devlete gidiyor. Birisi söyledi fakat kimin söylediğini hatırlamıyorum. Poşetten şu kadar para geldi dedi. Demek ki olay planlı yapılmış.  İtibarda tasarruf olmaz deniliyor. Vatandaşın itibarı ne olacak? Vatandaşların çoğu icralık durumdadır. Vatandaşı borçlu devleti borçlu bir ülke durumuna gelmişiz. Yoksa bu cumhurbaşkanlığı külliyesi de mi? Yap işlet modeli ile yaptırılıyor? Böyle şeylere para vermiyoruz biliyorsunuz. Gelir garantisi veriliyor. Bu garantisi tutmadığında para ödüyoruz. Tayyip Erdoğan ile Devlet bahçeli baş başa verdiler.

Ülkeyi istedikleri gibi yönetiyorlar. Demek ki bir kişi ile çok sıkı dost olmak için. Önce kavga etmek gerekiyor. Birbirlerine yapmadıkları hakaretler kalmadı. Çok sert eleştiriler yaptılar. Sonra can ciğer oldular. Ülke yönetiminde etkin roller aldılar. Bu cumhurbaşkanlığı külliyesinin yapımına birlikte karar verdiler. Anayasa mahkemesinin kararını birlikte uygulamama kararı verdiler. Hâlbuki parti ilkeleri tamamen birbirine zıt olan iki partinin lideri durumunda olmalarına rağmen, birlikteliklerini devam ettiriyorlar.  Tarih sayfalarında birlikte yer alıyorlar. Nasıl yer aldıklarını sizler karar verin. Tarih belki bu külliyeyi de yazacaktır. En çok yazılacak olanda milli varlıklarımızın yok edilişi olacaktır. Kaz dağları gidiyor. Kaz dağlarının nasıl gittiği gelecek nesillere mutlaka anlatılacaktır. Kocaman bir bölge siyanürlü toprak ve yer altı suyuna çevrilmiş olacaktır. Canlıların katledildiği bir bölge haline gelecektir. Günlerdi kirazlıda vicdan ve su nöbeti tutan vatandaşlarımız var. İktidardan ses çıkmadı daha yazıklar olsun. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığın Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ