Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

Büyükşehir yarışında DP’den kadın aday

Büyükşehir yarışında  DP’den kadın aday
Reklam

Eğitimci Tuğba Güner “Balıkesir’in yıldızını parlatmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

 

 

Balıkesir’de Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışına Demokrat Parti’de girdi. Partinin İl Başkanı Tamer Alver ve yönetim kurulu üyeleri Büyükşehir Belediye Başkan adayını dün tanıttı. Alver, DP’nin Gönenli Tuğba Güner ile yarışa gireceğini söyledi. Tanıtım toplantısında konuşan 36 yaşındaki kadın aday, Almanca Öğretmeni olduğunu, sanat ve sporla ilgilendiğini söyledi.

Bir kadın olarak yarışa girmekten mutlu olduğunu ifade eden Güner, “Atatürkçü, genç, dinamik bir kadın olarak ve Demokrat Partili bir aileden gelen bir kadın olarak, kendi memleketimden başlayarak, Balıkesir’den başlayarak, bir şeyleri değiştirmek istedim. Bende taşın altına elimi sokmaya karar verdim. Sizlerle tanışmak için bugün buradayım. Balıkesir bir yıldız ama maalesef parlamıyor. İnşallah hepinizin desteğiyle, bizde emeğimizi vererek, Balıkesir’in yıldızını parlatmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

 

Koçal:’Ülkenin beka sorunu yok’

DP ittifak dışı olarak seçimlere kendi adayları Tuğba Güner ile giriyor

31 Mart 2019 tarihinde mahalli seçim yapılacağını ifade eden DP İl Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa KOÇAL “Bu seçim öyle bir hale getirildi ki, sanki savaş yapılacak! Tutturdular bir beka sorunu gidiyor. Mahalli seçimlerin beka sorunu ile alakası yoktur. Cumhur ittifakını oluşturan iki partiye göre beka sorunu. Beka sorunu ülkenin geleceğinden endişe etmektir” dedi.

Ülkenin geleceğinde hangi konuda endişe edildiğini soran Koçal, 18 adanın Yunanlılar tarafında işgal edilmesi beka sorunu olmadı da? Şimdi hangi konu beka sorunudur? Şayet beka sorunu varsa bu iki partinin sorunu değildir. Bütün milletin sorunudur. Ülkenin beka sorunu iki parti ile aşılamaz. Ancak ülkenin birlik beraberliği ile aşılır. Neden muhalefeti yok sayıyorsunuz? Ülkenin beka sorunu yoktur” uyarısını yaptı.

Ülkenin esas beka sorununun 2006 senesinde yerli tohum ekimini yasaklayan kanun olduğuna dikkati çeken Mustafa Koçal “Bu GDO’lu tohumlar ülkemizde kullanılmaya başlandığı günden sonra ülkede hastalık her geçen gün artmıştır. Beka sorunu arıyorlarsa bu sağlık bakımından bir beka sorunudur. Ülkenin milli servetlerinin ve stratejik öneme haiz olan yerlerin satılması beka sorunudur. Köy kanununun 87’nci maddesinin iptal edilerek, köy topraklarının satışa açılması beka sorunudur. Bir yerin topraklarının % 10’nundan fazlası yabancılara satılamayacağı kanunla belirlenmiştir. 6-7 il bu kotayı aşmış. Hemen kanun da değişiklik yapılarak, ülke yüz ölçününün % 10’nunu aşamaz şeklinde değiştirilmiştir. Esas bunlar beka sorunudur. Beka sorunu var diyorlar. Ondan sonrada ülkeyi ayrıştırıyorlar” değerlendirmesini yaparak şu bilgileri paylaştı:

“Ülkeyi öyle ayrıştırıyorlar ki? Cumhur ittifakının dışındakiler, bu ittifakta olan iki partiye göre; zelil, zillet, illet, nasipsizler oluyor. Bu kelimeler hor görmek, aşağılamak, önem vermemek, kızdıran, sinirlendiren anlamlarına geliyor. Bunları partiler için kullanıyorlar. Bunları yalnız partilere söylediklerin zannetmeyin. Bu söylem kendilerine oy vermeyen herkesi kapsamakta dadır. Bir ülkenin yönetiminde olanlar. Kendileri dışında kalanları hor göremez, aşağılayamaz. Bu ülkede demokrasinin olmadığını gösterir. Bununla da kalmıyorlar. Kendilerinden olmayanları terör yandaşı olarak göstermeye çalışıyorlar. Ne diyorlar? HDP = PKK birde bunlarla birlikte olan CHP, İyi parti, saadet partisi ve diğerleri diyorlar. Hor görülmekle, aşağılanmakla kalmadılar. Karşılarında olanların hepsini PKK ile ayni kefeye koydular. HDP ile iş birliği yaptıklarını unuttular. Şimdi muhalefeti HDP ve PKK ile ayni safta olmakla itham ediyorlar. Habur giriş kapısından kandil ve mahmur kamplarından gelen PKK militanlarını sınıra seyyar mahkeme kurdurarak ülkeye alan iktidar değil miydi? Oslo da PKK üst düzey yöneticileri ile gizli görüşme yapan iktidar değil miydi? Dolmabahçe sarayında HDP ile mutabakat görüşmesi yapan ve bu görüşme sonun da mutabakat imzalayan iktidar değil miydi? Diyarbakır’da yapılan şovda PKK bayraklarını saklayan iktidar değil miydi? Teröristlerin ağa babası olan Barzani’yi kongrelerine davet ederek. Türkiye seninle gurur duyuyor sloganı attıran ve kürsüde konuşturan iktidar değil miydi? HDP’yi Öcalan ile görüşmeye gönderen İktidar değil miydi? Öcalan’ın kandile yazdığı mektubu iktidarın izni ile HDP götürmedi mi? HDP ile işbirliği yapan iktidarın kendisidir. O zaman HDP PKK’lı olmuyor da, şimdi HDP= PKK olduğu gibi birde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve diğerleri PKK’lı oluyor. İşte böyle ortamı gergin tutularak ve ayrıştırılarak seçime gidiliyor. Ülkede iş ehline verilmiyor. Ahbap çavuş ilişkisi ile ülke yönetiliyor. Biz yaparsa olur. Ben yaptım oldu ile ülke yönetilmez. Saldım çayıra Mevla’m kayıra şeklinde bir yönetim tarzı olmaz.

Biz demokrat parti olarak 4 partinin seçmeninin iki partiye oy verme mecburiyetinde bırakılmasını ülke yararına görmediğimiz için. Balıkesir de seçimlere ittifak dışı olarak giriyoruz. Büyükşehir belediye başkanlığına adayımızı çıkarıyoruz. Bunun haricinde ilçelerde de adaylarımız olacak. Bu hususta çalışmalarınız bir komisyon eşliğinde devam etmekte dedir. Bu mahalli seçimlerin ülkemize ve Balıkesir’imize hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ