Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

BİR ŞEYİN KIYMETİ SONRADAN ANLAŞILIYOR

Mustafa Koçal

Mustafa Koçal

Şimdi korona aşısı sıkıntısı içerisindeyiz. Tabi böyle olunca geçmişte yapılan hatalara hayıflanmamak elde değil. 1942’den bu yana faaliyetini sürdüren Refik Saydam Merkez Hıfzıssıhha Enstitüsünü AKP iktidarı 2011 senesinde kapattı. Bu Hıfzıssıhha enstitüsü Türkiye’nin her türlü aşı ihtiyacını karşılayan bir kurum idi. Seneler önce Çine kolera aşısı gönderen Türkiye şimdi. Yalvar yakar Çin’den korona virüs aşısı almaya çalışıyor. Bir şeyin yokluğu böyle günlerde aranıyor. Şayet bu Hıfzıssıhha kapatılmamış olsaydı? Bugün bu namerde muhtaç olduğumuz aşıyı biz üretiyor olabilirdik. Bu kuruluşun ne için kapatıldığını, bu millete anlatacak birisi var mı? Ne amaçla ve neden kapatılmıştır? Her türlü aşıyı bu kuruluş üretmiş. Ülkenin kendi ihtiyacı karşılandığı gibi dışarıya da gönderilmiş. Ben bir vatandaş olarak bu kurumun kapatılmasına hayıflanıyorum. Acaba bu kurumu kapatanlar dan bir kişi hayıflanıyor mu? Her konuda başka ülkeler ileriye giderken biz geriye gitmişiz. Böylelikle de namerde muhtaç olmuşuz. Şimdi biz yerliyiz, biz milliyiz deniyor. Bu yerlilik millik lafla olmuyor. İcraat ile oluyor. Sigara fabrikaları satıldı. Türk tütünü diye nam salmış tütün tarih oldu. Tekel bayilerinin raflarında yabancı sigara markaları ile doldu. Bir tane kendi üretimiz olan sigara yok. Eskiden bayilerin raflarında kendi üretimimiz olan sigaralarla dolu oluyordu. Şimdi bir tek Bafra, gelincik, birinci, yeni harman sigarası görebilmek mümkün değil. Hepsinin kökü kazındı. Bayilerin rafları yabancı sigaralar markaları ile dolu. Yabancıları kazandırıyoruz. Parasını el alıyor, dumanını yel alıyor, zehri bize caba kalıyor. Hadi bunu bir dereceye kadar makul karşılayalım. Şekerde olana ne diyelim. Tütün bir sektör idi. Pancar üretimi bir sektör idi. Bu iki sektörde milyonlarca kişi çalışıyordu. Şeker Fabrikaları satıldı. Piyasadan aldığımız şekerlerin şeker tadını bile alamıyoruz. Amerika’nın ürettiği Nişasta bazlı şeker marketlerin raflarını dolduruyor. Hadi bunlar satıldı da? Bu Hıfzıssıhha Enstitüsü neden kapatıldı? Bu kadar salgın hastalık geçirilmiş. Hiç birisinde namerde muhtaç olmamışız. Her türlü aşı yapılmış. Şimdi Sağlık bakanı Fahrettin Koca kendi aşımızı kendimiz üreteceğiz diyor. Aşıyı laboratuvarlar da üretile bilinseydi şimdiye çoktan üretilirdi. Aşıyı üretmek için geniş kapsamlı tesis gerekir. Kapatılan Hıfzıssıhha yeniden açılması gerekir. 10 sene önce kapatılan tesisten hayır gelmez. Oradaki malzemeler işe yarayacak durunda değildir. O tesisin yeniden kurulması gerekir. Yap işlet modeli ile yaptırmaya alıştık.  Bu da yap işlet modeli ile yaptırılır. İyide bunun garantisi nasıl olacak? Sakla saman gelir zamanı diye atalarımız boşuna dememiş. İşte bir tesis kapatıldı ona ihtiyaç duyulma zamanı nasıl da geldi. Geçmişin izlerini silmek için yapılan bu işler. Ülkeyi ileriye değil geriye götürmüştür. Çine kolera aşısı gönderen Türkiye. Şimdi Çin’den korona virüs aşısı almak için ne zorluklar çekiliyor. Hıfzıssıhha Kapatılarak ne elde edildi?  Elimiz deki altın değerinde olan bu kuruluşun kapatılması. Ülkeyi namerde muhtaç etmiştir. Keşke bu yanlışlık yapılmasaydı? Şimdi bu salgının önü çoktan kesilirdi. Şimdiye kadar bütün salgınların aşısını yapmış bir kuruluşun kapatılması. Aynen yukarıda bahsettiğim olayda olduğu gibi. Kendi ülkemizin üreteceği bir aşıdan mahrum kalmanın maliyeti çok ağır oluyor. Şimdi ülkemizin en az 120 milyon aşıya ihtiyacı var. Zorluklar yaşayarak 5 milyon aşıyı zar zor temin edebildik. Ne derece güvenilir olduğu da bilinmiyor. Hıfzıssıhha kapatılmamış olsaydı. Kendi aşımızı güven içerisinde herkes olurdu. Namerde de el avuç açmazdık. Mali külfeti de bu kadar olmazdı. Saygılarımla.

Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere!  NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Please follow and like us:
Please follow and like us:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gazete