Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

‘BAŞ VERİRİZ, CAN VERİRİZ HEPİMİZ KUBİLAYIZ!’

‘BAŞ VERİRİZ, CAN VERİRİZ HEPİMİZ KUBİLAYIZ!’
Reklam

ADD, Kubilay’ın katledilişinin yıldönümünde “inanarak, mücadele ederek, toplumu aydınlatarak ulusal bir görev yaptıkları için katledilen aydınların yolundan en ufak bir tereddüt göstermeksizin yürümeye devam edecektir” dedi.

Cumhuriyetimizin temel niteliklerine ve temsil ettiği çağdaş değerlere; intikam duygusuyla saldıran kesimlerin hala diri, ayakta ve de maşa olarak kullanılmakta olduğuna önemle vurgu yapıldı.

“Türkiye Cumhuriyeti’; Milletimizin, Büyük Atatürk’ün liderliğinde yedi düvele karşı verdiği mücadelenin onurlu bir sonucudur” diyen Atatürkçü Düşünce Derneği konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ancak, yüzyıllar boyu süren saltanat yönetimiyle dünyadan kopuk bir toplum haline dönüştürülen milletimize; ışıklı ufuklar açan Cumhuriyetin,  laiklik ilkesi ilk günden beri açık-gizli saldırı altındadır. Yüzyıllar boyu insanlarımızın eğitimsiz, cahil ve dünyadan kopuk bıraktırılmış olmasından beslenen karanlık, gerici ve işbirlikçi kesimler; etkilerini yitirdiklerini görerek; ayaklanmışlar, kanlı olaylara neden olmuşlardır. Bu bağlamda; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında; Şeyh Said’in 1925’de başlattığı isyandan sonraki en acı ve en önemli olay; 23 Aralık 1930’da, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ın başının kesilmesiyle gerçekleşen gerici başkaldırıdır” diyerek şunları kaydetti:

“Gericiler ‘Şeriat isteriz’,  sloganlarıyla Cumhuriyetin temsil ettiği değerlere yönelik kanlı meydan okumada Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’la birlikte laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin başı kesilmek istenmiştir. Büyük Kurtarıcı ve Devletimizin Kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; Menemen olayından sonra ( 28 Aralık 1930) yaptığı çarpıcı açıklama, ders niteliğindedir:  “Gericilerin yaptığı bu açık vahşet karşısında, bütün cumhuriyetçiler ve yurtseverler utanmalıdır. Çünkü, bu olay acı olduğu kadar hepimiz için utanç vericidir.”

Kubilay, Cumhuriyet kazanımlarını savunurken verdiğimiz bilinen ilk şehidimiz olmakla birlikte; aynı olayda şehit olan Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi de hatırlamak vatan, namus borcudur.

Cumhuriyet tarihimizde Devrim Şehitleri ünvanı sadece Kubilay’la, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki ile sınırlı kalmamıştır. Cumhuriyetin ışığını söndürmek; milletimizi gerici ve karanlık zihniyete teslim etmek için emperyalist güçlere hizmet eden odaklara karşı, canı pahasına mücadele veren aydınlarımız da haince katledilmiştir.

KubilayBekçi Hasan ve Bekçi Şevki’nin kanı yerde kalmamıştır. Failler anında hak ettikleri cezayı bulmuşlardır. Fakat, sonrasındaki, aydın katliamlarının hiç biri açığa çıkartılmamış; failleri malum iken, meçhul olarak karanlıkta kalmıştır. Bu durum, ülkemizde aydın katliamlarının birbiri ardına, zincirin halkası gibi gelmesine neden olmuştur.

1980 sonrası gerçekleşen aydın katliamlarına bakıldığında; 31 Ocak 1990’da katledilen Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy cinayetinin aydınlatılsaydı Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu’nun katledilmelerine engel olunabilecekti.

Atatürkçü Düşünce Derneği; inanarak, mücadele ederek, toplumu aydınlatarak ulusal bir görev yaptıkları için katledilen aydınların yolundan en ufak bir tereddüt göstermeksizin yürümeye devam edecektir. BAŞ VERİRİRİZ… CAN VERİRİZ… HEPİMİZ KUBİLAYIZ…

Devrim Şehidimiz Kubilay başta olmak üzere; Bekçi Hasan’ı, Bekçi Şevki’yi ve bugüne kadar şehit verdiğimiz tüm aydınlarımızı; bağlılık ve şükran duygularımızla anıyor; davalarının davamız, yollarının yolumuz olduğunun bilinmesini istiyoruz.”  

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ