Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

BAĞIŞIKLIK

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Tıp İnsanlarının hemen hemen her gün kalan kanal gezip bilgi verdikleri immün sistemini artık bilmeyen kalmadı. Malûmunuz üzere güçlü bir bağışıklık sistemine sahipsek hastalıklardan korkmamıza da gerek yok. Çünkü ne mikroplar ne de tümör hücreleri vücudumuza sızıp bizleri yatağa düşüremezler. Bağışıklık sistemi dediğimiz o koruma kalkanı biz uyusak da her daim nöbettedir. Vücuda girmeye çalışan tüm maddeleri tanır, ayrıştırır ve zararlı gördüklerini yok eder.

Peki, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için neler yapmalıyız?

Öncelikle dengeli beslenmeli ve kilomuzu korumalıyız. Düzenli egzersiz yapmalıyız. Alkol ve sigaradan uzak durmalıyız.  Hayatımızdan stresi çıkarmalıyız. Kişisel bakımımıza özen göstermeliyiz. İyi dinlenmeli ve kaliteli bir uyku çekmeliyiz.

***

Pandemi döneminde bağışıklık sistemi daha da büyük bir öneme sahip oldu. TV ekranları neredeyse her gün tıp insanları, beslenme uzmanları ya da herbalistlerle dolup taştı. Yemek yapanlardan tutun da, Galyalı Asteriks’in maceralarındaki Büyüfiks gibi iksir hazırlayanları hala ağzımız açık izliyoruz. Hatta Lokman Hekimin ölümsüzlük iksirinin formülünü bulmuş gibi her birini telâşla defterlerimize kaydediyoruz.

Devamında, bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı vücudumuzun direncini arttıran meyve ve sebzelerin neler olduklarını öğreniyoruz. C vitamini bakımından vücudumuza doping etkisi yaratacak maydanoz, kuşburnu, yeşil biber, greyfurt, portakal, kivi, çilek, ve enginar‘ı mutlaka alınacaklar listemize ekliyoruz.

Yeter mi? Tabi ki yetmez.  E vitamini için zeytinyağı, ceviz, badem, fındık ve türevleri için de kazancımızdan ciddî bir bütçe ayırmamızın gerekliliğini anlıyoruz.

A vitamini ve “Beta Karoten” ne olacak? Onun için de havuç, ıspanak, domates, brokoli, pırasa, bal kabağı gibi sebzeleri bitmeden almak için pazarlara ya da manavlara koşuyoruz.

Yaş kemale ermeye ramak kalmışken bağışıklık sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, diyabet ve yüksek kolesterol tedavisinde etkili olduğu açıklanan “beta glukan” içeren Yulaf‘ı nasıl unuturuz? Her çeşidinden alıyoruz.

İçeriğindeki “allicin” sayesinde güçlü bir antioksidan etkiye sahip olan sarımsağı demet demet ya da kurutulmuş olmasına bakmaksızın kapışıyoruz.

Bağırsak florasını geliştirerek bağışıklık sistemini güçlendiren kefir ve yoğurt mayalayıp bardak bardak, kaşık kaşık tüketiyoruz.

Siyah çaya veda edip,  içindeki “kateşin” sayesinde antioksidan etki gösteren ve bağışıklık sistemini güçlendiren yeşil çaya yöneliyoruz.

Özellikle soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıklara karşı koruyucu etki gösteren, B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, manganez ve lif açısından oldukça zengin zencefil‘i bala, süte, çaya, çorbaya katıp midelerimize indiriyoruz.

Omega 3 içerdiği için haftada en az 2 kez balık ya da deniz ürünleriyle besleniyoruz. Diğer günlerde ise kırmızı ve beyaz eti soframızdan eksik etmiyoruz.

***

Şimdi diyeceksiniz ki, “Kardeşim sen uzayda mı yaşıyorsun? TÜRK-İŞ’in 2020 Mayıs ayında yaptığı araştırma sonucundan haberin var mı? Bırak yukarıda yazdıklarını, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 438,24 TL.  Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 7 bin 942,17 TL.  Bekâr bir çalışanın ise yaşama maliyetinin aylık 2 bin 961,13 TL olduğunu bilmiyor musun?”

“Gıda enflâsyonunun son on iki ay itibarîyle yüzde 14,80. Yıllık ortalama artış oranının yüzde 12,82 olarak gerçekleşmesi sana ne anlatıyor?”

Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarının yılın ilk beş ayında önceki yılsonuna göre 276 TL, temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcamanın ise 898 TL arttığının farkında değil misin?”

“Süt, yoğurt, bal, pekmez, peynir, et ve balık fiyatlarından haberin var mı?  Bakliyat ürünleriyle sebze ve meyve fiyatlarındaki zamlar yüzünden dengeli beslenmek mümkün mü?

Meyvedeki artış oranının yüzde 45,57 olduğundan bi-haber misin? Siyah ve yeşil zeytinin ortalama satış fiyatını biliyor musun?”

“Pandemi yüzünden oluşan ağır ekonomik şartları göğüslemeye çalışan küçük esnaf ve sanatkârlar, asgarî ücretliler, hizmet sektöründe çalışanlar, işçiler ve hatta işsizler borç harç içinde yoğrulurken sırası mı şimdi tüm bunların?”

***

Yerden göğe kadar hak veriyorum. Fakat genel olarak maddi ve manevi sıkıntılara karşı böyle güçlü bir bağışıklılığımız varken virüs, mirüs, tümör, bakteri, parazit, toksin bize ne yapsın ki? Vız gelir tırıs gider.

TV’lerde o süslü püslü kıyafetlerle adını bilmediğimiz sebze-meyve ve baharatları her gün gözlerimizin içine sokanları ciddiye almazsak gül gibi geçinmeye devam ederiz.

Hem sonra Epikür taaaa milattan önce ne demiş? “Kime yeteri kadarı az gelirse, ona hiçbir şey yetmez.”  Yani ona göre hayatta kalacak ölçüde beslenmek, barınmak ve yeterince sağlıklı olmak doğal bir zorunlulukmuş. Fazladan beslenmek gereksizmiş. Mal mülk edinmek, şöhret, ihtişam ve lüks ise ne doğal bir dürtü, ne de zorunlu bir ihtiyaçmış.

***

Bir yudum mutluluk bizlere yeteri kadarı çok geliyorsa ne gam?

Gerisini az gelenler düşünsün.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ASKI! - 20 Ekim 2020
ÇORAKLIK… - 19 Ekim 2020
MASA VE KASA! - 14 Ekim 2020
SANDIK - 12 Ekim 2020
PİYANGO - 9 Ekim 2020
İSTİKLAL MARŞI - 8 Ekim 2020
AFORİZMALAR - 7 Ekim 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ