Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

ABD İLE RUSYA’NIN DURUMU VE NATO’NUN GELECEĞİ

Niyazi Güvenoğlu

Niyazi Güvenoğlu

ABD askerleri Mümbiç’ten çekilirken, Rus ve rejim bayraklarını taşıyan askeri araçlar Mümbiç’e giriyor. ABD’nin çekildiği askeri üsler Suriye ordusunun kontrolüne girmiştir. Evet, ABD’nin çekildiği Mümbiç, Suriye askerleri ve Rus askerilerinin girdiği söz konusu ABD’lerinin askerleri, Kobani’den çekilirken rejim askerleri ve Rus güçleri ile karşılaşması yani ABD ile Rusya neredeyse doldur-boşalt yapmaktadır. Evet, ABD’nin çekildiği yerlere eş zamanlı olarak Rus askerleri giriyor. Yani ABD ile Rusya arasında bizden gizli bir anlaşma olabilir mi?
Evet, Rusya ile ABD arasında gizli bir anlaşma olduğu, ABD ile bugün herhangi bir anlaşmanın mümkün olduğunu düşünmek. Yani ABD ile Rusya’nın Suriye’de arasında önemli noktalar var gibi. Mesela, DEAŞ’la mücadele, YPG kartının kullanılması, petrolün paylaşımı gibi konular. Evet, ABD ile Rusya’nın asıl derdi petroldür. ABD Deyrizor’u bırakmak istemediği gibi Rusya’da Kamışlığı bırakmak istemiyor. Çünkü her iki yerde zengin petrol yatakları olması böyle davranmalarına yol açıyor. Malum ABD’de Dışişleri Bakanı Türkiye’ye geldiğinde Suriye için, “Esad gittikten sonra kim gelecek?” sorusuna cevap olarak, “Suriye halkı kim isterse gelecek?” sorusu üzerine cevap olarak, “seçim olursa Müslüman kardeşler gelir” cevabı olmuştur.
Bizim Kürtler ile bir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz terör örgütleriyledir. Mesela YPG/PYD’ki bunlar PKK’nın uzantılarıdır. Nasıl ki Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimizle bizim muhabbetlerimiz gayet iyi olduğu gibi Kuzey Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz ile de bizim sorunumuz yok. Mesela bizim ülkemize yapılanlar, ülkemiz insanına dayatılanlar, dünyanın başka bir ülkesine yapılsaydı, o ülke ve insanlarının esamesi bile okunmazdı. Ama biz Türkler, tarihin akışın değiştiren bir millet olduğumuzdan, hep hedefte olmuşuz. Şimdi bile şanlı bir imparatorluğun varisi olarak görüp değerlendikleri için gözleri üzerimizden, ellerini üstümüzden çekmiyorlar. Zira onlar bizim eski kuvvetli ve kudretli günlerimize geri döneceğimizden korkuyorlar. Tabii, korktuklarında yerden göğe kadar haklıdır. Çünkü biz haksızlık karşısında susmayacağımızı bilirler. Zira biz millet olarak zulme sessiz kalmayız. Dış güçler bizim kendi ayaklarımızın üstünde durmamızı istemezler. Aksine hep kendilerine muhtaç olmamızı isterler.
Evet, bize reva gördükleri demokrasi bile güdümlüdür. Nitekim dünyada bizden başka dünyanın hangi demokratik ülkesinde bunca darbe yapılmıştır? Evet, 1960,1971,1980,1997, 28 Şubat, 27 Nisan 2013, FETÖ’nün 17-25 Aralık Emniyet ve 15 Temmuz 2016 FETÖ’nün darbe girişimi gibi. Dahası tüm bu darbelerin arkasında, bizim dost ve müttefik bildiğimiz ülkeler var ve bunlar içimizdeki işbirlikçilerin sayesinde yapılmaktadır. Yani haini bizden daha çok olan bir başka ülke bilmek mümkün değildir sanıyorum. En büyük hainlikleri ise devletle milleti birbirine düşman etmek istemeleridir. O nedenle her bir darbe çok acı bedeller ödeyen milletimiz en son 15 Temmuz’daki aşağılık girişimde, darbede gereken dersi vermiştir. Evet, kardeşi kardeşe düşürüp birbirine kırdırmak için yapmadıkları hanilik kalmamıştır. Bu arada ülkemizdeki bir kısım medyanın da sütten çıkmış ak kaşık olmadığı gibi görülmektedir.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ