Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

2 MİLYON SURİYELİ BAVUL TOPLUYOR, HERKES EVİNİN BİR ODASINI AÇSIN..!

admin

admin

Son yıllarda ülkemiz göçmen cenneti oldu. İpini koparan, kazığını söken Türkiye’ye geliyor.

Nereden?

Dünya’nın her yanından; Afganistan, Pakistan, Somali, Kırım Kongo’dan…! Ve tabi yakın komşular Suriye, İran, Irak, Filistin’den…

Ne olacak bu işin sonu.? Birleşmiş milletler gibi olduk.!

Hadi Suriye’de iç savaş var dedik, manevi, dini duygularımız kabardı açtık kapıları tamamen insani duygularla…Buraya kadar her şey normal.
Arkadaş Angola’da Zambiya’da Tanzaya’da ne var? Benim bildiğim Tanzanya’da canavar var. Sanırım canavardan kaçıyor garibanlar!
Nasıl bir ülke olduk ki bavulunu kapan sınırdan dalıp giriyor. Hırlı mı, hırsız mı, seri katil mi? İnanın bilen yok.
Bursa’da Suriyeli biri çıkmış senin “kafanı keseceğim” diyor. Sanki tavuk kesiyor!
Hadi ekonomiye katkısı var desek, o da  yok. Çünkü zaten çoğu çalışmadan yardımlarla yaşıyorlar. Üstelik doğum kontrolü de yok. 3-5 doğur doğurabildiğin kadar. Nasılsa geçim derdi yok. Elde harcama  kartları PTT kuyruklarında. Her şeyde öncelikleri var. Hasta ise sırasız, seyahat  edecekse parasız. Rahatça tedavi oluyor, geziyor tozuyor. Maşallah  eğlenceyi de  pek seviyorlar.  Akşamları Atatürk Parkı’na bir uğrarsanız ne kadar da keyifli olduklarını görürsünüz.
Son dönemde bazı belediyeler yabancıları sahile sokmama kararı almışlar. Bana göre pek uygun değil. Eğer ülkene almışsan bazı hakları da vermişsen sahile gitme, sinemaya gitme, pikniğe gitme diyemezsin. Sorun sahile sokmamakta değil, yapabiliyorsan sınırdan sokma.
Biliyorum bazılarınızın, “hocam ne yapsınlar ülkelerinde iç savaş var göz göre göre katledilsinler mi?” dediğinizi duyar gibiyim. İyi de arkadaş bayramlarda bavul bavul eşya ile güle oynaya ülkelerine gitmek neyin nesi? Madem iç savaş var, can korkusu var bana göre yerinden kıpırdayamazsın, değil ülkene gitmek.! Hadi gittin, demek senin bölgene huzur gelmiş can güvenliği tehlikesi yok. O zaman kal orada. Yoo.. bakıyorsun 10 gün sonra boş bavullarla tekrar geri dönüyorlar. Bunun açıklamasını benim aklım, mantığım almıyor kusura bakmayın. Daha güzel anlatabilecek olan  varsa buyursun  anlatsın biz de anlayalım.
Bazı küçük işletmeler yabancı çalıştırıyor. İyi, çok güzel ama arkadaş bu nasıl çalıştırma. Sigorta yok, iş güvenliği yok, üstelik çoğu sağlıksız şartlarda ve asgari ücretin altında bir gelirle çalışıyorlar. ilk bakışta bu durum çelişki gibi görülebilir. Bakın hepsi yardımlarla geçinmiyor çalışıyorlar diyebilirsiniz. İyi güzel de gelenlerin hepsi yoksul aç sefil insanlar değil ki. İçlerinde zengini, malı mülkü kirada evi, iş yeri olanlarda var. İşte onlar sahillerde nargile tüttürenler. Diğer garibanlarda yarı aç yarı kızılay yardım kartıyla yaşamaya devam ediyorlar.
Diğer bir yön de acayip derecede eğitimsiz kültürsüz oluşları. Asla bunlarla medeni insan gibi konuşmazsınız. Zaten Türkler’le fazla iletişeme  geçmiyorlar. Dil öğrenmek gibi bir dertleri yok. Ellerinde son model telefon sürekli birbirleriyle iletişim halindeler.
Peki bu yeni 2 milyon Suriyeli göçü nereden  çıktı. Ben çıkarmadım. Birleşmiş milletler sözcüsü çıkardı. Yeni iç savaş tehlikesi nedeni ile  2 milyon Suriyeli daha sınırlara yığılabilirmiş. Sözün bittiği yerdeyiz.
Hadi o zaman ben çok ciddiyim. Yok öyle uzaktan Suriyeli sığınmacıları acıyor ayağına yatıp, boş boş sallamak. Madem savunuyorsun o zaman üç artı bir, evinin bir odasını açacaksın kardeşine. Yetmedi cebine harçlığını koyacaksın.
Laf olsun diye yabancı kahramanlığına paydos. Alacaksın evine, çocuklarını okula dershanelere gönderecek ve bunları da hep cebinden yapacaksın. Ne o ? olmaz öyle şey mi diyorsun. Kapa çeneni o zaman.
Sonuç olarak;  Allah kimseyi evini yurdunu yaşadığı topraklarını terk etmek zorunda bırakmasın. Ama gelenler de eğer ülkesinde, bulunduğu yörede huzur tekrar tesis olmuşsa tekrar evine ocağına dönsün. Yeter bu kadar gurbetlik. Biz toplum olarak misafiri severiz ama üç gün, bilemedin 3 ay, arkadaş 5 yıl oldu…!
Mülteci konusu Türkiye için  kanayan bir yaradır. Rahmetli Erbakanın dediği gibi bu sorun asla

”Pansuman tedbirler ile çözülmez.”
Yapılacak olan çatışmasız bölgelerden gelen mültecilerin belirli kontrol altında tekrar yurtlarına yavaş yavaş gönderilmesidir.
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Bu satırların yazarı asla yabancı düşmanı değildir. Çünkü ben de bir göçmenim. Bulgaristan göçmeniyim. Ama atalarım ana vatana ayağını bastığı ilk günden itibaren çalıştılar, çabaladılar.  Asla asalak gibi yaşamadılar. Vergi verdiler, Askerlik yaptılar, Kıbrıs savaşın da savaştılar şehit gazi oldular.

Bu konuyu kimse göz ardı etmesin. Saygılar…

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ