Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Demokrat Gazetesi Balıkesir

14 ŞUBAT

Zeki Doğan

Zeki Doğan

Sözde Valentine adındaki bir din adamına mal edilen bir bayram günüymüş. Bu bakımdan 14 Şubat “St.Valentine’s Day” olarak anılıyormuş. Efsaneye göre Hıristiyan olduğu için bir gün sonra öldürülecek olan din adamı, nasıl olduysa âşık olduğu gardiyanın kız kardeşine “Valentin’inden…” yazılı bir kâğıt vererek aşkını ilân etmiş. 14 Şubat günü de öldürülmüş.

Fakat konu biraz karışık.   Çünkü Katolik Ansiklopedisinde 14 Şubat günü inancı yüzünden öldürülmüş üç tane “Aziz Valentine”   kaydı varmış.  Dolayısıyla bu “Valentine”  bolluğunda günün kime ithaf edildiği de tam bir bilmece.

Gardiyanın kız kardeşine Valentine’den bir kâğıt verilmiş mi verilmemiş mi? Kim vermiş? Bunlar birbirlerini nasıl tanımış, nasıl âşık olmuş? Birçok soru işareti mevcut.

Fakat efsanelere inanan faniler olduğumuzu unutmayın.  Hala 14 Şubat’ta tıpkı o din adamının gardiyanın kız kardeşine verdiği ilân-ı aşk mektubu gibi, birbirlerine kart gönderen en az 1 milyar dünyalı olduğu tahmin ediliyor.

Bu uğurda harcanan para ve emeği düşünebiliyor musunuz?

***

Bu arada “Valentine” bazı medeniyetlerde beğenilen, hoşlanılan kişi ya da sevgili anlamına da geliyormuş.

Peki, neden 14 Şubat?

Bakınız bunun en azından mantıklı sayılabilecek bir açıklaması var. Çünkü Fransa ve İngiltere’de 14 Şubat kuşların çiftleşme günüymüş. Ya da öyle olduğuna inanılıyormuş. Vakti zamanında sevgililer bu özel günde birbirlerine güzel dilekler yazan kâğıtlar veriyorlarmış. Söze de “Valentine…” diye başlıyorlarmış.

***

Şimdi sizi Esther Howland ile tanıştırmak istiyorum.

1928 Tarihinde Worcester’da doğdu. Babası Southworth Howland, Massachusetts, Worcester’daki en büyük kitap ve kırtasiye mağazası SA Howland & Sons’un sahibiydi.

Mount Holyoke Koleji’nden mezun olan Esther,  babasının Avrupalı meslektaşlarından gelen sevgililer günü kartlarını ilk gördüğünde beyninde fırtınalar koptu. Bunun daha iyisini yapabileceğini, karşılığında hayalini dahi kuramayacağı büyük paralar kazanabileceğini düşündü. Babasına bu fikrini açıklayarak sevgililer günü kartlarına yatırım yapmaya ikna etti.

Her ne kadar Amerika’da bu tür kartlar kullanılıyor olsa da, sevgililer günü kartlarını ticarîleştirip pazarlayan ilk kişi Esther oldu. Massachusetts’te yayın yapan “Worcester Spy” gazetesine verdiği reklâmlardan sonra tanındı.  Ünü kısa zaman içinde tüm Amerika Kıtasında yayıldı.  “New England Valentine Company” adlı bir şirket kurdu. Sevgililer Gününün yüzü suyu hürmetine “İş İnsanı” oldu. Yılda 100.000 doların üzerinde hâsılat elde etti.

Kendisine “Amerikan Sevgililer Annesi” unvanı bile verildi.

***

Katolik Din adamından, kuşların çiftleşme gününe dek birçok öyküyü içinde barındıran “Sevgililer Günü” işte böyle bir muamma. Ne olduğu tam olarak belli değil. Efsane ve hurafelerin ışığında müteşebbis bir ruha sahip Esther Howland‘ı hem zengin, hem de ünlü yapması haricinde bir kıymeti harbiyesi yok.

Yanlış anlaşılmasın. Sevgi ve sevgiliyi hafife almıyorum.  Onu saygı duyulacak yüce bir duygu olarak kalbimin en güzel köşesinde her daim canlı tutuyorum. Bir güne sığdırılamayacak kadar kutsal,  yaşandığı ve yaşatıldığı sürece dünyanın en saygı duyulacak eylemi olarak kabul ediyorum.

Fakat sevgimizi ifade etmek için neden 14 Şubat’ı bekliyoruz? Dolar kurunu sabit tutarak sözde indirim yapılan kampanyalara oluk gibi para akıtmaya mecbur muyuz? Yani o gün sevgilimize ya da eşimize bir hediye aldığımızda çok sevdiğimizi mi ispat edeceğiz? Bizi bu gösteriyi yapmaya iten ne?

Sadece sevgililer gününü değil, bu güne dek önümüze sürülen tüm özel gün ve haftaları düşünün. Potansiyel olarak tongaya düşmeye hazır olan insan yığınlarını mağaza kasalarına yönlendirmekten başka ne işe yarıyorlar?

Reklâm ve kampanyalarla bizlere dayatılan bu rolleri oynamaya mecbur muyuz?

Çılgınca sevgimizi, çılgınca dönen tüketim çarkının dişlileri arasında heba etmiyor muyuz?

***

Ne demiş  Andre Gide? ” Sevmekten sonra en büyük mutluluk, sevgiyi itiraf etmektir.”

14 Şubat’ta hediye vererek aklanmak yerine, sevgimizi sevdiğimize itiraf edelim. Hatta bunu sürekli kılalım. Her güne yayalım.

İnanın sevgilimize vereceğimiz en değerli hediye bu olacaktır.

Please follow and like us:
Facebook
Twitter
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
MANİ PULİTE! - 25 Eylül 2020
KÖR NOKTA! - 24 Eylül 2020
FİDANLAR VAR OLMALI! - 23 Eylül 2020
KORONA MI, SALMONELLA MI? - 18 Eylül 2020
VE LOZAN…VE YUNAN… - 16 Eylül 2020
EĞİTİM VE EŞİTLİK - 15 Eylül 2020
ŞİMDİ NELER OLACAK? - 14 Eylül 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ